Kırık Kalem
@kirikkalemm
Söz yazarı değilim, ben. Duygu işçisi, sevgi emekçisiyim.
Bu dünyaya bir şeyleri zorlamak için gelmedim. Kendi tarzımda nefes alacağım.
Aşk her defasında, kendi cahiline kendini yeniden ezberleten en kadim alfabedir. Ama ezberlemek, bir süre sonra ezberlenenden vazgeçmeyi de kaçınılmaz kılar. Çünkü insan bilgide değil, cehalette mutludur.
Dünyada misafir olduğunun bilincinde olan biri için. Kimse vazgeçilmez değildir, karakteri hariç.
İnsanın içinde bulunduğu durum hassas olunca, tüm lafların köşeleri sivri olur.
Siyasi parti sempatizanı bile değilim. Benim yerim zalimin karşısı mazlumun yanıdır. NET.
Vicdanlılarla aynı dindenim, kalbi olanlarla hemşehriyim, insan'larla aynı ırktanım, "iyi şeyler olsun" isteyenlerle aynı yolun yolcusuyum.
Kadın karar verene, erkek anlayana dek ömür bitiyor. Murat Menteş / Ruhi Mücerret
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider. Bir nehir gibi susarım yüzünün deltasında. Ahmet Telli Devrin daim olsun. 🙏🏽
Artık bir çok şeyi konu etmiyorum. Dik de gelse, yan da benim için lo lo lo.
Komşusu aç ken tok yatan bizden değilse. Şu zenginler kim? Nerde bir can incinse oralı değilsek nereliyiz?
Sigmund Freud’a göre insan zihninin büyük bir kısmı farkında olmadığımız bir yerde çalışır: bilinçdışı. Kime aşık olduğumuzdan kimden nefret ettiğimize, dil sürçmelerimizden rüyalarımıza kadar birçok şeyin kökenini burada arar. Peki ya hayatımızı gerçekten biz yönetmiyorsak?
Dikçe susup bedence konuşulan bir çağda. Biliyorum söylediklerin kolay anlaşılmayacak. İsmet Özel
Mücadele dediğin son nefese kadar verilir. Öyle iki tur koşmakla dünya değişmez. Sanıyorsun ki; ben gidince, ben hep orada kalacağım. Güneş batar, gölgeden eser kalmaz. Kalpsiz insanlar bu gezegenin kanseridir. Alıntı
Artık kaldır o kıçını, konfor alanından çık. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Güzellik takıntısının ve insanların dış görünüş uğruna neleri göze alabileceğinin kara mizah ve rahatsız edici bir dille anlatıldığı kısa bir animasyondur. Daha güzel görünme arzusu, zamanla kıskançlık, takıntı ve toplum baskısıyla birleşerek ürkütücü bir hâl alır.
Bir büyüğüm derdi ki: Her hâlin bir hikmeti vardır. Tevekkül edin. Nasılsa her şeye yetişemezsiniz. Amenna.
Herkes birbirinin kuyusunu kazıyordu. Ben seninle köprü olalım istiyordum.
Karşımdaki insan, bana söylediklerinden pişman olana kadar. Ona susarım, boşuna susma pişman olmaz diyorsan. Bende konuşarak boşuna yorulmamış olurum o zaman derim.
Bazı sözler yıllar geçse de eskimez. Victor Hugo’nun bu cümlesi, yoksulluğun sadece yardım etmekle değil, onu ortaya çıkaran sebepleri ortadan kaldırmakla çözülebileceğini hatırlatıyor. İyi bir kitap bazen tek bir cümleyle uzun uzun düşündürür.
Peynir kafesin içindeyse girme. Peynir kafesin dışındaysa yeme. Kuklacıyı görmeden kuklaya aldanma. İyi geceler. 🤚🏽